Doğuştan kalp hastalıkları, yeni doğan bebekler arasında yaygın bir sağlık sorunu olarak öne çıkmakta. Bu konuda önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Vedide Tavlı, erken tanı ve tedavi süreçlerinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Ailelerin bu durum hakkında bilinçlenmesi ve tanı süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Prof. Dr. Tavlı, doğumsal kalp rahatsızlıklarının yılda 15.000 ile 20.000 arasında bebekte görüldüğünü aktardı. Bu tür rahatsızlıklar çoğu zaman doğumun hemen ardından belirgin olamayabiliyor. Ancak zamanla belirtiler belirgin hale gelebilir. Kadın doğum uzmanları ile yeni doğan hekimlerinin dikkatli muayeneleri ve erken tarama süreçleri, bebek sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Bu hastalıkların yarısının, bebek 1 yaşına gelmeden önce erken tanı ve tedavi gerektirdiği bilinmektedir. Erken dönemde yapılacak müdahale, sağlıklı bir yaşam için son derece önemlidir.
Düşük Oksijen Seviyesine Dikkat Edilmeli
Prof. Dr. Tavlı, hastanede izleme süreçlerinde puls oksimetre ile belirlenen düşük oksijen seviyelerinin, çocuk kardiyologları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu durumun ciddiyet arz ettiğini ve bebeklerin mutlaka bir uzman tarafından gözlemlenmesi gerektiğini vurguladı. Böyle durumlarda, erken müdahale yapılması zorunludur ve bu müdahaleler bebeğin yaşamını kurtarabilir.
Dudak Çevresindeki Morarma Önem Taşıyor
Erken dönem semptomlarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tavlı, doğumsal kalp hastalıklarının en sık görülen belirtilerinin dudakların çevresinde morarma, nefes alımında hızlanma, beslenme sırasında zorluk, emme sırasında terleme ve genel halsizlik olduğunu söyledi. Ailelerin bu tür belirtilere dikkat etmesi ve gözlemledikleri durumda derhal çocuk kardiyolojisi uzmanına danışmaları çok önemlidir. Bu belirtiler, acil sağlık müdahalesi gerektirebilir.
Genetik Faktörler Hastalık Riskini Artırabiliyor
Doğumsal kalp hastalıklarının oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Tavlı, gebelik sırasında annenin geçirdiği enfeksiyonlar, diyabet gibi sağlık sorunlarının bu rahatsızlıkların riskini artırabileceğini açıkladı. Bu nedenle, anne adaylarının gebelik dönemlerinin her aşamasında dikkatli olmaları ve düzenli sağlık kontrollerine tabi tutulmaları son derece gereklidir. Bu kontroller, bebeklerin sağlığı açısından kritik bir öneme sahiptir.
Fetal Ekokardiyografi ile Erken Tespit Mümkün
Prof. Dr. Tavlı, doğumsal kalp rahatsızlıklarının doğum öncesinde tespit edilmesinin mümkün olduğunu vurgulayarak, fetal ekokardiyografi sayesinde gebeliğin 19. haftasından itibaren bu hastalıkların belirlenebildiğini ifade etti. Bu teknoloji, doğumun daha sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesini sağlarken, bebeğin gereksinim duyabileceği tüm tıbbi müdahalelerin önceden planlanmasına yardımcı olmaktadır. Bu tür önleyici yaklaşımlar, tedavi sürecinde büyük avantajlar sağlayabilir.