Sırbistan’da Başlayan Dijital Direniş
1998 yılında Sırbistan’da kurulan ve Sırpçada “direniş” anlamına gelen OTPOR, Slobodan Miloseviç rejimini hedef alarak gençlik hareketi olarak sahneye çıktı. Sosyal medyanın henüz yaygın olmadığı dönemde, alternatif iletişim kanalları, kara mizah ve sembollerle yürütülen kampanyalar sayesinde kitlesel mobilizasyonu başardı.
Kısa sürede etki alanını genişleten OTPOR, Miloseviç'in 2000 yılında devrilmesinde kritik rol oynadı. Gençlik hareketi, semboller, esprili protestolar ve düzenli eylem taktikleriyle rejim karşıtı muhalefeti birleştirdi. Bu yöntemler daha sonra farklı ülkelere de ilham verdi.
Gürcistan, Ukrayna ve Arap Baharı
OTPOR’un kurucularından İvan Marovic ve ekibi, 2003 yılında “CANVAS” adlı yeni bir yapı kurarak bu yöntemleri kurumsallaştırdı. Gürcistan’daki Gül Devrimi, Ukrayna’daki Turuncu Devrim ve Arap Baharı sürecinde Mısır ve Libya’daki halk hareketlerinde OTPOR'un geliştirdiği yöntemler uygulandı.
CANVAS eğitimleri, otoriter rejimlere karşı şiddetsiz direnişi temel alırken sosyal medya araçlarının da etkin kullanımını öne çıkarıyordu. Böylece bilgi çağının yeni muhalefet tarzı şekillenmeye başladı.
Türkiye’de OTPOR İddiası: Gezi Olayları
Türkiye’de 2013 yılında yaşanan Gezi Parkı protestolarında da OTPOR/CANVAS etkisinin bulunduğuna dair iddialar kamuoyunda yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bir iddianamede, OTPOR’un Türkiye’de muhalif aktörlerle temas kurduğu, eğitimler verdiği ve Gezi sürecinde aktif rol aldığı ileri sürüldü.
İddianamede, sanatçılar, reklamcılar ve sosyal medya uzmanlarının OTPOR lideri İvan Marovic öncülüğündeki ekipten eğitim aldığı, sosyal medya üzerinden kalkışma hazırlıkları yaptığı belirtildi. Ayrıca bazı isimlerin 2012 yılında Kahire’de düzenlenen toplantılara katıldığı ve çeşitli ülkelerde temaslarda bulunduğu tespit edildiği aktarıldı.

Direnişin Yeni Adresi: Kapalı WhatsApp Grupları
Sosyal medya platformlarının denetlenebilirliği arttıkça, siyasi örgütlenme çabaları daha kapalı dijital alanlara yöneldi. Twitter ve Facebook gibi kamuya açık mecralar yerine artık WhatsApp gibi uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulamaları tercih ediliyor.
Son dönemde Türkiye'de, ideolojik olarak çeşitli grupların 250 kişilik WhatsApp grupları kurarak propaganda çalışmaları yürüttüğü gözlemleniyor. Bu gruplarda gün içerisinde yüzlerce mesaj paylaşımı yapılırken, farklı görüşteki katılımcılar hedef alınarak linç ve manipülasyon yöntemleri uygulanıyor.
Özellikle hükümet yanlısı görüş bildiren kullanıcıların sistematik şekilde provokasyona uğradığı, ardından gruptan çıkarıldığı örnekler dikkat çekiyor. Bu tür psikolojik operasyonlar, dijital mecralardaki algı yönetimi tekniklerinin ne derece evrildiğini de ortaya koyuyor.
Dijital Direnişin Evrimi
Sosyal medya, 21. yüzyılda siyasi muhalefetin araçlarından biri hâline geldi. Başlangıçta ifade özgürlüğünü genişleten bir mecra olarak algılansa da, zamanla manipülasyon, dezenformasyon ve örgütlü psikolojik baskıların da merkezine dönüştü.
Sırbistan’daki OTPOR’dan Arap Baharı’na, Gezi Olayları’ndan bugünün kapalı gruplarına kadar uzanan çizgi, dijital teknolojilerin siyasî toplumsal hareketleri şekillendirmedeki rolünü gözler önüne seriyor.